Dogville (2003)


 

Ünlü yönetmen Lars Von Trier’in çarpıcı yapımlarından biri olan “Dogville” bizi Amerika Birleşik Devletlerinin 1930’larına götürüyor. Nicole Kidman’ın büyük bir başarıyla hayat verdiği Grace kararakteriyle beraber Colorado’da bulan ufak kendi halindeolan Dogville kasabasına konuk oluyoruz. Trier’in kendine has tarzını bu filmde buram buram hissetmeniz mümkün. En iyi dram filmleri arasında olan Dogville’in tek bir tiyatro sahnesinin üzerine tebeşirle çizilmiş, olabildiğince sade bir ortam ile zenginleştirilmiş bir yapım olduğunu söylemek mümkün tabi ki. Film en başından bir yabancı olarak ve peşindeki bir tehlikeden kaçarak kasabaya sığınan Grace’in kasaba sakinlerince önce dışlanıp daha sonra aralarına kabul edilme sürecini anlatır. Trier bu filmde insanın doğru ortam ve zaman diliminde ne kadar kötü bir varlık olabileceğini gözümüze sokmaktadır aslında. Kasabanın işlerinin sırayla Grace’in üzerine yıkılmasıyla gelen kabul çirkince son bulacak olsa da, karmaşık duygularla izlediğimiz film insana en başında kendini sorgulatmaktadır.  Dogville filminin en ilgi çeken yanı şüphesiz ki sahnesidir. Öyle ki en başında izleyicinin adapte olamadığı bir kare yaratmasına rağmen ilerleyen dakikalarda olmayan duvarların dahi varlığını seyirciye adeta hissettirmekten geri kalmamıştır.  Tüm film boyunca Grace’e yardım ettiğini düşündüğümüz Tom ile aralarında geçenler Lars Von Trier’in sıradan aşk filmleri gibi bir bağın çok ötesindedir. Trier aşkı bile kirletebilecek güçteki duyguları ve insanın iki yüzlü doğasını rahatsız edici şekillerde ortaya koyuşuyla durağan aksiyon filmleri yapılabileceğini bize kanıtlamıştır. Oldukça iç burkan tarafıyla beraber şiddetle zaafınız olacak bu film için iyi seyirler.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir