Issız Adam (2008)


Nezih ve etkileyici bir restoran işletmecisinin ki kendisi mutfağın başında olan bir gurmenin bağlanamama sorunsalı üzerinden yürüyen post-modern bir öyküye sahip vizyon film Issız Adam. Sürekli değişen ve dinamizmini yitirmeyen kent yaşamı içerisinde süre giden ilişkilerin iş aşk hayatı boyutuna geldiğinde nasılda sürdürülemez bir yapıya evirildiğini görüyoruz. Buradaki sürdürülemezlik, bencillik katsayısı yüksek olsa da sadece bu kavramla açıklanabilir olmaktan uzak. Arka planda derin hikâyeler barındırması resimdeki gerçeği değiştirmiyor elbette.

Kalabalıklar içinde yalnızım ben…

Filmin başat karakterleri olan Alper (Cemal Hünal) ile Ada (Melis Birkan)’nın karşılaşma hikâyesi vizyondaki filmlere bakarak çok bilindik olsa (kızı bir mekânda görürsün ve ardından yapışkan erkek moduna girersin) ve ilişkinin mecrası tensel teması rutin bir noktaya taşısa da klişenin derinliklerine düşmekten kendini kurtaramıyor. “Sorun sen de değil bende” tınılı bağlanamama hastalığından muzdarip erkek kahramanımız her ne kadar aşk dolu günler geçiriyor olsa da zamanın akışı içinde hastalığın nüksetmesiyle beraber kendisini alternatif hatunların yatağında buluveriyor. Gerilim filmleri tansiyonu yaşayan Modern insanın değişen koşullar çerçevesinde kent yaşamının yalnız bir figürü haline gelmesi üzerine bir deneme olarak da düşünebiliriz bu filmi.

2008 yapımı filmin yönetmenliğini sinemamızın parlayan yıldızı Çağan Irmak üstlenmiş. Amerika’daki bir film festivalinde “en iyi film” ödülünü kazanmayı başaran filmin ülkemiz sinemalarında da ilgiyle karşılandığı ve 3 milyona yakın bir izleyici sayısına ulaştığını hatırlatalım.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir